Adli Olgu Bildirimi

Adli olgu bildirimi hangi durumlarda yapılır?

Ateşli silah yaralanması, intihar girişimi, zehirlenme, darp, trafik kazası, iş kazası, cinsel istismar, cinsel saldırı, çocuk istismarı ve ihmali, elektirik çarpmaları, …

Kısacası kanunlarla suç olarak tanımlanmış ve yaptırıma bağlanmış durumlarda bildirim sorumluluğu vardır.

 

Adli Olgu bildirimi nereye yapılır?

Adli olgu bildirimi hastane polisi var ise Hastane Polisine, yok ise en yakın Savcılığa, Polis veya Jandarma Karakoluna yapılır.

Ayrıca CMK 158. Maddesine göre bildirimi Cumhuriyet Başsavcılığına bildirme yükümlülüğü bulunan Valilik, Kaymakamlık, Mahkeme, Elçilik, Konsolosluk, İlgili Kamu kurumu yönetimine de yapılabilir. Ancak kanaatimce uygulamada kolaylık sağlaması ve işlemlerin süratle başlatılabilmesi açısından direk olarak Savcılığa yada kolluk güçlerine bildirimde bulunmak daha doğru olacaktır.

 

Adli olgu bildirimi nasıl yapılır?

CMK 158. Maddesinde ihbar veya şikayetin yazılı olarak yada tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabileceği belirtilmektedir.

Hastanelerde bu iş için oluşturulacak bir protokol defteri ve “Adli Olgu Bildirim Formu” işlerin daha kolay, anlaşılır, kayıtlı ve düzenli olmasını sağlayacaktır.  

 

Vakanın adli olup olmadığına kim karar verir?

Hekimlerin sadece bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Olayın adli olup olmadığına, soruşturma gerektirip gerektirmediğine Savcılık karar verir.

 

Adli olgu bildirimi yapılmaz ise ne olur?

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 280. Maddesinde “sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi” suçu, 278. Maddesinde  “suçu bildirmeme” suçu, 279. Maddesinde de “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçu açıklanmıştır.

Kamuda görevli sağlık çalışanları 279. Maddeden sorumlu iken, kamu dışında görevli sağlık çalışanları 280. Maddeden sorumlu tutulabileceklerdir. Yani kamu görevlisi suçu öğrenip de yetkili makamlara bildirmez yada bildirimde gecikirse altı aydan iki yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanacaktır. Diğer taraftan özelde çalışan sağlık mensubu suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşıp da bildirmez yada bildirimde gecikirse bir yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanacaktır.

Hekimlerin mesleklerine başlarken ettikleri Hipokrat yemininde ve sağlık etiğinde, başvuran kişinin (hastanın) sırrının saklanması ilkesi mevcuttur. Hekim kendisine başvuran ancak hakkında adli olgu bildirimi yapılmasını istemeyen kişi ile karşılaştığında, meslek etiği ve ceza kanunu arasında bırakılmaktadır. Ayrıca kişilerin adli birimlere bildirim endişesi duyması, sağlık hizmetinden yararlanmalarını da engelleyebilecektir.  Bu hem fail hem de adli süreçler ile uğraşmak istemeyen mağdurun ihtiyaç duyduğu halde tedavi almaktan vazgeçmesine neden olabilecektir.

 

 

İLGİLİ KANUN MADDELERİ

 

Suçu bildirmeme - TCK Madde  278

(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.

 

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi - TCK Madde 279

(1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

 

Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi  -  TCK Madde  280

(1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.

 

İhbar ve şikâyet  - CMK Madde 158

(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.

(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. 

(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir. 

(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

(6)  Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.